Yapay Zekâ Özetleri Tıklamaları Azaltıyor Mu, Araştırmalar Ne Diyor?

Endüstriyel pompa üreten bir firmanın pazarlama müdürü aylık raporuna bakıyor ve tuhaf bir tabloyla karşılaşıyor: site aramalarda eskisinden daha sık görünüyor, ama gelen ziyaretçi sayısı yerinde sayıyor. Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ile uğraşan herkes bu tabloyu artık tanıyor. Bunun bir kısmı sonuç sayfasının en üstüne yerleşen yapay zekâ özetlerinden, bir kısmı da insanların sorularını doğrudan bir sohbet asistanına sormasından kaynaklanıyor. Yapay Zekâ Arama Optimizasyonu (GEO) dediğimiz alan tam da bu kaymanın içinden çıktı. Bu yazıda tıklamaların gerçekten azalıp azalmadığına, kimin neyi ölçtüğüne ve bulguların neden birbirini tam tutmadığına elimizdeki araştırmalar üzerinden bakıyoruz.

RehberAraştırma8 dk okuma

Karanlıkta siyah zemin üzerinde siyah bir bilgisayar faresi

Sıfır Tıklama Yapay Zekâdan Önce De Vardı

Tıklamasız arama, yani kullanıcının aradığını sonuç sayfasında bulup hiçbir siteye gitmeden ayrılması, yapay zekâ özetlerinden çok önce konuşulmaya başlandı. Hava durumu, döviz kuru, bir dükkânın kapanış saati: bunların cevabı yıllardır sayfanın kendisinde duruyor. SparkToro’nun Datos panel verisiyle yaptığı 2024 çalışması, ABD’deki Google aramalarının yüzde 58,5’inin, Avrupa Birliği’ndekilerin ise yüzde 59,7’sinin hiçbir tıklamayla sonuçlanmadığını hesapladı1. Aynı çalışmaya göre ABD’de her 1.000 aramadan yalnızca 360 tıklama Google’a ait olmayan açık web’e gidiyor1.

Demek ki yapay zekâ özetleri gelmeden önce de bir işletmenin sitesine gelen trafik, aramaların ancak bir kısmından besleniyordu. Değişen şey, sonuç sayfasında kalan cevabın tek satırlık bir bilgi olmaktan çıkıp birkaç paragraflık bir açıklamaya dönüşmesi. Gartner Şubat 2024’te, sohbet robotları ve diğer sanal asistanlar yüzünden geleneksel arama motoru hacminin 2026’ya kadar yüzde 25 düşeceğini öngördü2. Bu bir ölçüm değil, bir tahmindi; yine de pazarlama bütçesinin konuşulduğu toplantılara girmesine yetti.

Pew’in Ölçtüğü: Özet Görünce İnsanlar Ne Yapıyor

Bu alandaki en temiz verilerden biri Pew Research Center’dan geldi. Araştırmacılar, tarama davranışlarının izlenmesine onay vermiş 900 ABD’li yetişkinin Mart 2025’teki gerçek Google aramalarını inceledi; bu aramaların yüzde 18’inde bir yapay zekâ özeti çıkmıştı3. Özet görünmeyen sayfalarda ziyaretlerin yüzde 15’i geleneksel bir sonuç bağlantısına tıklamayla sonuçlanırken, özet görünen sayfalarda bu oran yüzde 8’e iniyor3.

Daha çarpıcı olan, özetin içindeki kaynak bağlantılarının durumu. Özet görünen ziyaretlerin yalnızca yüzde 1’inde kullanıcı özetteki bir bağlantıya tıklamış3. Özet görünen sayfalarda ziyaretlerin yüzde 26’sı tarama oturumunun tamamen bitmesiyle sonuçlanmış; özetsiz sayfalarda bu oran yüzde 163. İnsanlar cevabı okuyor, telefonu bırakıyor ve günlerine devam ediyor.

Çalışmanın değeri yönteminden geliyor: anket değil, gerçek davranış. Sınırı da açık; örneklem ABD’li kullanıcılardan ve tek bir aydan oluşuyor. Türkiye’deki kullanıcının aynı oranlarla davrandığını bilmiyoruz, ama yönün farklı olacağını düşündüren bir neden de görmüyoruz.

Tıklama Oranı Verileri Aynı Yönü Gösteriyor

Ahrefs, yapay zekâ özeti çıkan ve çıkmayan 300.000 bilgi amaçlı anahtar kelimeyi karşılaştırdı. Mart 2024 ile Mart 2025 arasında, özet çıkan aramalarda ilk sıradaki sayfanın tıklama oranı, benzer aramaların gidişatından beklenecek düzeyin yaklaşık yüzde 34,5 altında kaldı4. Yazarlar bunun bir nedensellik değil, bir ilişki olduğunu açıkça belirtiyor4.

Seer Interactive’in çalışması başka bir veriye dayanıyor: 42 kuruluşun Search Console kayıtları ve 3.119 bilgi amaçlı arama terimi5. Haziran 2024’ten Eylül 2025’e kadar, özet çıkan aramalarda organik tıklama oranı yüzde 1,76’dan yüzde 0,61’e geriledi5. Özet çıkmayan aramalarda da düşüş var, yüzde 2,74’ten yüzde 1,62’ye5.

Bu ikinci ayrıntı kolayca gözden kaçıyor. Tıklamaların erimesi yalnızca özetlerle açıklanamıyor; sonuç sayfası kalabalıklaşıyor, insanlar sorularını uzatıyor, bir kısmı hiç arama motoruna uğramadan sohbet asistanına gidiyor. Özetler bu genel eğilimin en görünür parçası, ama tek parçası değil.

Google’ın Anlattığı Hikâye Neden Farklı

Google’ın tutumu baştan beri farklıydı. Arama biriminin başındaki Liz Reid, Mayıs 2024’te yapay zekâ özetlerinde yer alan bağlantıların, aynı sayfa klasik bir sonuç satırında listelenseydi alacağından daha fazla tıklama aldığını yazdı6. Ağustos 2025’te ise Google’dan sitelere giden toplam organik tıklama hacminin bir önceki yıla göre kabaca sabit kaldığını, kullanıcının hemen geri dönmediği “nitelikli” tıklamaların biraz arttığını söyledi7. Aynı yazıda, trafikte sert düşüş bildiren dış raporları kusurlu yöntemlere ve münferit örneklere bağladı7.

Bu iddiaları tartmanın zorluğu, Google’ın rakam paylaşmaması. Toplam tıklamanın sabit olduğu söyleniyor, ama hangi verinin, hangi dönemle karşılaştırıldığı gösterilmiyor. Bağımsız çalışmalar ise daha dar örneklemlerle, ama yöntemlerini açık ederek konuşuyor.

İki tarafın aynı anda haklı olması da mümkün. Toplam arama sayısı artıyorsa, arama başına daha az tıklama toplamda yine benzer bir hacim üretebilir. Reid’in kendisi de trafiğin siteler arasında yer değiştirdiğini, bazılarının kazanırken bazılarının kaybettiğini kabul ediyor7. Bir işletme için asıl soru genel tablo değil, kendisinin bu yer değiştirmenin hangi tarafında durduğu.

Özette Kaynak Olarak Anılmak Ne Kazandırıyor

Seer’in çalışmasındaki en ilgi çekici bulgu, özetin içinde kaynak olarak gösterilen markalarla gösterilmeyenler arasındaki fark. 2025’in üçüncü çeyreğinde, özette atıf alan markaların organik tıklama oranı atıf almayanlardan yaklaşık yüzde 35, ücretli tıklama oranı ise yaklaşık yüzde 91 daha yüksekti5.

Araştırmacılar burada temkinli: atfın tıklamayı artırdığını kesin olarak kanıtlayamadıklarını, zaten güçlü ve tanınan markaların hem atıf hem tıklama alma ihtimalinin yüksek olabileceğini yazıyorlar5. Yani neden sonuç ilişkisi kurulmuş değil. Yine de şu söylenebilir: özetin içinde adı geçmeyen bir işletme, kullanıcının o arama boyunca okuduğu tek metinde yer almıyor.

Bir diş kliniği düşünün. “İmplant sonrası şişlik ne kadar sürer” diye arayan biri cevabı özetten okuyup sayfayı kapatabilir. O gün siteye gelmeyecek; ama özette adı geçen kliniği, birkaç hafta sonra randevu ararken hatırlayabilir. Bu tür bir etki tıklama raporlarında hiçbir satıra düşmüyor.

İnsanlar Özetle Neden Yetiniyor

Davranıştaki değişimin bir nedeni oldukça basit: kısa bir cevap, birçok soru için yeterli geliyor. Xu, Feng ve Chen’in 2023’te yürüttüğü randomize deneyde, ChatGPT benzeri bir arayüz kullanan katılımcılar görevleri Google benzeri arayüzü kullananlardan daha kısa sürede tamamladı ve genel başarıda iki grup arasında anlamlı bir fark çıkmadı8. ChatGPT grubu deneyimden daha memnundu, ama doğrulama gerektiren görevlerde daha zayıf kaldı8.

Bu bulgu tıklamaların nereye kaydığını da açıklıyor. Basit, tanım düzeyindeki sorular sonuç sayfasında çözülüyor. Karşılaştırma, doğrulama ve güven gerektiren sorularda ise insanlar hâlâ kaynağa gitme ihtiyacı duyuyor. Bir öğrencinin “eğitim koçluğu nedir” sorusu özette biter; bir velinin çocuğunu hangi kursa yazdıracağına karar vermesi bitmez.

Aynı deneyin uyarısı da işletmeler için anlamlı. Yazarlar, sohbet tabanlı araçların insanları cevaba fazla güvenmeye itebileceğini ve yanlış bilgiyi tekrarlayabileceğini not ediyor8. Yani özet hızlı ve rahat, ama her zaman doğru değil. Bir ürün hakkında eksik ya da eski bir bilgi özete girdiğinde, kullanıcı çoğu zaman bunu siteye giderek kontrol etmiyor; okuduğuyla yetinip kararını veriyor.

Bir İşletme İçin Bu Ne Anlama Geliyor

Kanıtların toplamı şunu söylüyor: bilgi amaçlı aramalarda sayfanın üstünde bir özet varsa, sitelere giden tıklamalar azalıyor. Ne kadar azaldığı ölçüme, sektöre ve döneme göre değişiyor; yönü ise bağımsız çalışmaların hepsinde aynı345. Google’ın toplam tıklama hacmine dair söyledikleri bu yönü yalanlamıyor, yalnızca başka bir ölçekten bakıyor7.

Bu, SEO’nun önemini yitirdiği anlamına gelmiyor. Özetlerin dayandığı kaynaklar da sonuçta web’deki sayfalar; arama sonuçlarında hiç görünmeyen bir sayfanın cevabın içine girmesini beklemek gerçekçi değil. Değişen, başarının nasıl okunacağı. Bir B2B üreticisi için blog yazılarına gelen ziyaretçi sayısı eskisi kadar anlamlı bir gösterge olmayabilir; asıl mesele, satın alma ekibinin araştırma yaparken firmanın adıyla karşılaşıp karşılaşmadığı.

GEO’nun konusu da tam burada başlıyor: tıklama gelmese bile cevabın içinde doğru biçimde anılmak. Bir e-ticaret sitesi için bu, bir ürün kategorisini soran kişiye verilen cevapta mağazanın adının geçmesi; bir yazılım şirketi için, alternatifleri sıralayan bir yanıtta listede yer alması demek. Tıklamalar azalırken görünürlüğün ölçüsü, raporlardaki o tanıdık sütundan biraz daha geniş bir yerde duruyor.

Kaynakça

  1. Rand Fishkin, SparkToro (data: Datos) (2024). 2024 Zero-Click Search Study: For every 1,000 EU Google Searches, only 374 clicks go to the Open Web. In the US, it’s 360. SparkToro Blog.
  2. Gartner (2024). Gartner Predicts Search Engine Volume Will Drop 25% by 2026, Due to AI Chatbots and Other Virtual Agents. Gartner Newsroom.
  3. Athena Chapekis, Anna Lieb (2025). Google users are less likely to click on links when an AI summary appears in the results. Pew Research Center.
  4. Ryan Law, Xibeijia Guan (Ahrefs) (2025). AI Overviews Reduce Clicks by 34.5%. Ahrefs Blog.
  5. Tracy McDonald (Seer Interactive) (2025). AIO Impact on Google CTR: September 2025 Update. Seer Interactive.
  6. Elizabeth Reid (Google) (2024). Generative AI in Search: Let Google do the searching for you. The Keyword (Google Blog).
  7. Liz Reid (Google) (2025). AI in Search is driving more queries and higher quality clicks. The Keyword (Google Blog).
  8. Ruiyun Xu, Yue Feng, Hailiang Chen (2023). ChatGPT vs. Google: A Comparative Study of Search Performance and User Experience. arXiv:2307.01135.

Markanız Yapay Zekâ Cevaplarında Nerede Duruyor?

Ücretsiz ön taramamızla, markanızın arama sonuçlarında ve yapay zekâ cevaplarında bugün nasıl göründüğünü birlikte görelim.